İş hayatında birlikte çalışmayı seçemediğimiz pek çok insanla aynı masaya, aynı toplantıya, hatta bazen aynı projeye düşeriz. Bu kişiler bazen eleştiriye kapalı, bazen pasif-agresif, bazen de fazlasıyla baskın olabilir. Ancak unutulmamalı ki, zor insanlar kadar zorlaşan tepkiler de ortamı zehirleyebilir.
İş yerinde etik, sadece ne yaptığımızla değil, kime karşı nasıl davrandığımızla da ölçülür. Zor bir karakterle başa çıkarken bağırmak, altta kalmamak için aynı dili kullanmak ya da sessizce küsmek, sorunu büyütmekten başka bir işe yaramaz.
Peki ne yapılmalı?
Öncelikle duygusal mesafeyi korumak önemlidir. Tepki vermek yerine yanıt vermek; yani refleks değil, bilinçli bir duruş sergilemek gerekir. Bu hem sizi profesyonel gösterir hem de karşı tarafın davranışlarını daha net görmenizi sağlar.
İkincisi, iletişimde netlik esastır. Sınır çizmek, gerektiğinde “bunu bu şekilde konuşmak istemiyorum” diyebilmek, etik ama kararlı bir tutumdur.
Üçüncüsü, bazen en etkili mücadele yöntemi “uzlaşmak” değil, “yönlendirmek”tir.
İş yerinde başarıyı sadece performans değil, etik duruş da belirler. Bu yüzden “etik”, kulağa kuru bir kavram gibi gelse de, aslında sessiz bir kahraman gibidir.
Ve nihayetinde, gerçek başarı, sadece bireysel kazançla değil, çevreye ilham veren bir tutumla ölçülür. Çünkü etik davranan biri, yalnızca iyi bir çalışan değil, aynı zamanda örnek bir insandır.
Blog yazılarımıza instagram sayfamızı takip ederek de ulaşabilirsiniz.
https://www.instagram.com/izdusumudanismanlik/
İz Düşümü Yönetim ve Danışmanlık



Yorum Yok